Anadolu Kadim Doğa
Paylaş
Mazlum Kiper’in efsanevi anlatımıyla doğanın, tarihin ve mitolojinin iç içe geçtiği Anadolu’nun vahşi kalbinde nefes kesen bir yolculuk.
Beş yıllık bir prodüksiyon süreci ve 50’den fazla profesyonelin emeğiyle hazırlanan Anadolu Kadim Doğa belgeseli, Anadolu hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı görsel doğa tarihi envanteri olarak öne çıkıyor. Bu anıtsal eser, kıtaların, iklimlerin ve medeniyetlerin birleştiği bir diyarın ham güzelliğini, kadim ritimlerini ve anlatılmamış hikayelerini yakalıyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle, Fırat İşbecer ve Fatih İşbecer’in vizyonuyla hazırlanan bu belgesel serisi, Commencis ve Dataroid iş birliğiyle hayata geçirildi.
Yazar ve Yönetmen: Burak Doğansoysal
Görüntü Yönetmeni: Ali Şenel
Ana Kameralar: Burak Gezer ve Murat Gezer
Ek Görüntüler: Mustafa Aslan, Alper Tüydeş, Ömer Ahu, Mert Gökalp, Coşkun Oğuz Namlı, Bekir Çelik
Orijinal Müzik: Yağız Oral Yapımcı: Fırat İşbecer ve Fatih İşbecer
Anlatım: Mazlum Kiper (Türkçe) ve Louise Saint-Claire (İngilizce)
1. Dağlar ve Ormanlar
Dağlar ve Ormanlar: Bu bölümde, Anadolu’nun sarp dağları ve kadim ormanları arasında şekillenen yaşamın izini sürüyoruz. Zirvelerde zorlu koşullara uyum sağlayan yabankeçilerinin ve yoğun kar altında yaşamaya alışmış çengel boynuzlu dağkeçilerinin hayatta kalma mücadelelerine tanık oluyoruz. Bu güçlü hayvanlar, kayalık alanlarda inanılmaz bir çeviklikle yol alırken, yaşam alanlarını boz ayılarla paylaşıyor. Ormanlarda ise yankılanan kuş ötüşlerine karışan kızıl geyik sesleri bu ekosistemin zenginliğini gözler önüne seriyor. Sığırcıklar, alakargalar ve çam ormanlarının değişmez sakini olan ötücü kuşlar, Anadolu’nun biyolojik çeşitliliğini ortaya koyarken, mevsimlerin değişimiyle birlikte ormanların büyülü atmosferini soluyoruz.
2. Bozkırlar ve Ovalar
Bu bölümde, Anadolu’nun uçsuz bucaksız bozkırları ve geniş ovalarında geçen büyüleyici bir yolculuğa çıkıyoruz. Sürüler halinde dolaşan, bozkırın zarif ama güçlü sakinleri Anadolu yaban koyunları, bozkırın sarı tonlarına inat rengarenk tüyleriyle boy gösteren yeşil arıkuşları, Anadolu’nun nadir ve gizemli yırtıcılarından çizgili sırtlan, kışın karla kaplı ovalarda avlanan kızıl tilki, uzaktan boş ve cansız gözüken düzlüklerin sakinleri. Gökyüzünün dev yırtıcıları olan akbabalar ise, bu geniş alanlarda yaşam döngüsünün devam etmesinde oynadıkları kritik rolle ekosisteminin vazgeçilmez aktörleri olarak karşımıza çıkıyor.
3. Akarsular ve Deltalar
Bu bölümde, Anadolu’nun yaşam kaynağı akarsuları ve bereketli deltalarında geçen etkileyici yaşam öykülerine tanık oluyoruz. Bu sularda, Anadolu’ya özgü endemik inci kefali, zorlu akıntılara karşı verdiği göç mücadelesiyle dikkat çekiyor. Sayısız kuş türü deltaların huzurlu göletlerinde ve sazlıklarında yuvalarını kurarken, flamingoların zarif dansları bu sulak alanları canlı bir kuş cennetine dönüştürüyor. Dağ derelerinde, hızla akan suların etrafında Anadolu’nun en ilginç kuşlarından olan derekuşu yaşamını sürdürürken, gökyüzünde süzülen kızböceklerinin kanat çırpışları ve şaşırtıcı üreme yöntemi derelerin ne kadar önemli alanlar olduğunu kanıtlıyor . Sazlıkların sessiz ve çekingen sakini sazhorozu, gözlerden uzak yaşamını sürdürürken, bu türlerin Anadolu’nun eşsiz sulak alan ekosistemine nasıl katkı sunduğunu keşfediyoruz.
