Yaz
Paylaş

Eski Türkçede adı “yay” olup yayla, yaylak gibi yazın mevsimlik olarak kullanılan yer ve geçici yerleşim türüne de adını veren yaz mevsimi, Kuzey Yarım Küre’de Güneş ışınlarının 23°27′ Kuzey enlemi olan Yengeç Dönencesi’ne dik gelmesiyle 21 Haziran‘da başlayıp 23 Eylül‘de sona eren, Güney Yarım Küre’de ise 23°27′ Güney enlemi olan Oğlak Dönencesi’ne dik geldiği 21 Aralık‘ta başlayıp 21 Mart‘ta biten, Dünya’nın büyük bölümü için yılın en sıcak dönemidir. Ancak sıcaklıklar Tropikal Kuşak’ta oldukça az değişirken mevsimlerin başlangıç ve bitiş tarihleri de yıldan yıla 1 gün kadar değişkenlik gösterebilmektedir.
Eksen eğikliğinin bir sonucu olarak 21 Haziran‘da 23°27′ Kuzey enlemi olan Yengeç Dönencesi’ne dik gelen Güneş ışınları nedeniyle Kuzey Yarım Küre, Güneş ışığını daha çok ve daha dik bir açıyla alarak hem ısınır hem de uzun gündüzler yaşar. Bu dönemde 66°33′ Kuzey enlemi olan Kuzey Kutup Dairesi’nin kuzeyinde kalan Kuzey Kutup Kuşağı’nda 24 saati aşan kesintisiz gündüzler yaşanırken Güneş, 90° Kuzey enlemi olan tam Kuzey Kutup Noktası’nda 23 Eylül’e dek asla batmaz. Ancak Kuzey Yarım Küre’nin bu uzun gündüzleri en uzun gündüzün yaşandığı 21 Haziran‘dan itibaren yaz mevsimi boyunca sürekli kısalmaktadır. Bununla birlikte Dünya’nın yıllık hareketini yaptığı yörüngesinin elips biçiminde olmasından kaynaklı olarak Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi, Güney Yarım Küre’ye göre 5 gün daha uzun yaşanmaktadır. Bunda şubat ayının 28 gün sürmesi, temmuz ve ağustos aylarının art arda 31 gün sürmesi ve sonbahar ekinoksunun 21 yerine 23 Eylül‘de yaşanması etkili olmaktadır.
Yaz Mevsimindeki Kimi Ekolojik Değişimler
Dünya’nın farklı yerlerinde sıcak rüzgarlar, şiddetli yağmurlar, kasırgalar, kuraklıklar, karların erimesi ve bunların sonucunda ortaya çıkabilen kimi doğal afetlerin yaşandığı yaz mevsimi; meyvelerin olgunlaşmasıyla çoğu tarımsal hasadın ve yaz turizminin yapıldığı, göçebe veya yarı göçebe toplulukların yaylak alanlarına göç ettiği ve çokça canlı türünün yavrularını büyüttüğü dönemdir.
Özellikle Ekvator çevresindeki okyanuslarda yaz aylarında şiddetlenen alçak basınç koşullarının bir sonucu olarak ortaya çıkan kasırgalar Tropikal Kuşak’ta can ve mal kayıplarına neden olmaktadır.

Yaz mevsiminde Hint Okyanusu’ndan esen sıcak ve nemli yaz musonlarının etkisiyle Güney ve Güneydoğu Asya kıyıları aşırı muson yağmurlarını alırlar. Bunun sonucunda çeltik ve çay başta olmak üzere çokça tarım ürününün yetiştirilmesi, hidroelektrik enerji üretimi ve hayvancılık olanakları gelişirken alınamayan önlemler nedeniyle sel, taşkın ve heyelanlar her yaz çok sayıda ölüme neden olmaktadır. Ayrıca muson yağışlarına Himalaya Dağları’ndaki karların erimesi de katkı sağlar. Bu katkı yaz aylarında yalnızca Muson Asyası’nda değil sıcaklığın 0°C’nin üzerine geçtiği her yerde gerçekleşir. Eriyen karlar yalnızca sel ve taşkın gibi doğal afetlere neden oluşturmaz, bununla birlikte hidroelektrik enerji üretiminin artmasına, bitkilerin gelişmesine ve tarımsal üretime katkı da yapar.

Muson iklim bölgeleri gibi savan ikliminin görüldüğü bölgeler de yaz aylarını yağışlı geçirirken bu bölgelerde bitki örtüsü yeşermekte ve otçulların bu bölgelere göçüyle doğal yaşam hareketlenmektedir. Ayrıca yağışlarla yeşeren bitki örtüsü hayvancılığı da desteklemektedir.

Muson ve savan iklim bölgelerinin tersine Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde yazlar sıcak ve kurak geçmektedir. Akdeniz iklim bölgeleri için yazın en büyük kazanımı ise yaz turizminin yapılabilmesidir.

Bozkır ikliminin görüldüğü bölgeler de Akdeniz iklim bölgeleri gibi yazı sıcak ve kurak geçirmektedir. İlkbahar yağışlarıyla yeşeren bozkır bitkileri sıcak ve kurak yaz mevsiminde sararmaktadır. Bu durum hala süren göçebe yaşam biçimini, küçükbaş hayvancılığı ve tahıl tarımını desteklemektedir.

Tundra ikliminin görüldüğü bölgelerde yılın büyük bölümünde donmuş durumdaki toprak kısa ve serin geçen yaz aylarında çözülür ve bitkilerin gelişmesine olanak sağlayacak bir toprak örtüsü haline gelir ve ren geyiği sürüleri için besin kaynağı oluşturur. Kutup bölgelerinde ise 24 saatten uzun süren gündüzler kesintisiz Güneş ışığı ve sıcaklık sağlamaktadır.

Yaz aylarında daha az yağış alan Akdeniz iklimi, karasal iklim ve okyanusal iklim gibi bölgelerdeki akarsuların debileri ve göl seviyeleri buharlaşmanın artmasıyla birlikte azalmaktadır.

Dünya’nın bir çok bölgesinde kimi topluluklar sıcak yaz mevsimini geçirmek, hayvanlarını otlatmak vb. amaçlarla yayla adı verilen köy altı yerleşim birimlerine geçici olarak göç etmektedirler. Yaylacılık tarımsal ve hayvansal üretimi desteklerken turizme de katkı sağlamaktadır.

Son olarak yaz mevsiminin olası önemli sonuçlarından biri de orman yangınlarıdır. Kuzey Yarım Küre’de mayıstan ekime dek görülebilen orman yangınları özellikle temmuz ve ağustos aylarında artış göstermektedir. Türkiye ve Yunanistan gibi yaz mevsimini oldukça sıcak ve kurak geçiren ülkeler başta olmak üzere Kanada ve Rusya gibi yüksek enlemlerdeki ülkelerde bile orman yangınları çıkabilmektedir.

Kaynakça
İzbırak, R., (1975), Coğrafya Terimleri Sözlüğü, (2. Baskı), Mektupla Öğretim Merkezi Yayınları, Ankara.
